IRCKaynak  

Geri Git   IRCKaynak > Genel > Sağlık Köşesi

Sağlık Köşesi İnsan sağlığıyla ilgili her türlü gelişmenin, haberin ve bilginin bulunduğu bölümdür.

Göz hastalıkları

Genel kategorisinde > Sağlık Köşesi bölümüne açılan > Göz hastalıkları başlığından; Körlüğün Nedenleri ve Korunma Yolları KÖRLÜK ÖNLENEBİLİR Mİ? İnsanlarda göre duyusunu kaybetme korkusu yaşam ile eşdeğerdedir. Bu derece önemli bir ...


User Tag List

Yeni Başlık Ekle Yanıtla  
LinkBack Başlık Araçları Görünüm Modları
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:46   #11 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

Körlüğün Nedenleri ve Korunma Yolları

KÖRLÜK ÖNLENEBİLİR Mİ?

İnsanlarda göre duyusunu kaybetme korkusu yaşam ile eşdeğerdedir. Bu derece önemli bir duyu organı olan gözlerimizin sağlığı, çeşitli sebeplere bağlı olarak bozulabilir.

Günümüzde tedavi imkanı bulamadığımız veya sınırlı olarak yardım edebileceğimiz körlük nedenleri mevcuttur. Buna karşılık, önceden çaresiz modern alet ve yöntemlerle tedavi edilebilmektedir.

Bu konuda en önemli noktalardan birisi, birçok göz hastalığının zamanında teşhis ve tedavi edilmesi ile körlüğün önlenebileceği gerçeğidir. Hastaların bu konuda duyarlı olması, en küçük bir şikayeti dikkate alması, en kıymetli organlarımızdan biri olan gözlerimiz için çok önemlidir. Özellikle periyodik göz kontrollerinin yapılması, birçok göz hastalığını henüz belirtileri başlamadan önlenmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayacaktır.

KÖRLÜĞÜN SEBEBLERİ

DOĞUŞTAN VEYA ÇOCUKLUK ÇAĞI KÖRLÜKLERİ

Doğuştan körlüklerin en önemli sebeplerinden birisi temel göz dokularının oluşmaması veya eksik oluşudur. Bunun yanı sıra görme sinirinin veya retina adını verdiğimiz görme tabakasının gelişme bozukluklar ve hastalıkları söz konusu olabilir. Bu gibi bozukluklar az görme veya his görmemeye neden olabilirler. Bu tip körlüklerin bir çocuğun tedavisi mümkün değildir.

Bu gibi bozukluklara yol açan nedenler, kalıtım, akraba evlilikleri, annenin hamileliğinde geçirmiş olduğu bir takım hastalıklar olabilir. Bazı bilinmeyen nedenlerden oluşmuş olabilirler.

Çocukluğun erken dönemindeki görme kayıplarının bir nedeni de göz tansiyonu yani karasudur. Bu rahatsızlık gene öncelikle akraba evliliği olan kişilerin çocuklarında görülür. Başlangıçta basit sulanma şikayeti ve ışıktan rahatsızlık duyma ile başlayan hastalıkta daha sonra göz büyümesi meydana gelir. Görme tabakalarında su birikmesi nedeni ile göz buzlu cam görüntüsünü alır. İlaçla tedavisi sınırlı olan bu hastalığa cerrahi müdahale gereklidir. Aksi takdirde görme sinirinin ölmesi ve ileride gözün delinmesi söz konusu olacaktır. Cerrahi tedavi ise umut vericidir.

Kalıtsal görme azlığına neden olan hastalıklardan bir başkası ise tavuk karası adı ile bilinen retinitis pigmentosadır. Tedavisi olmayan bu hastalıkta akraba evlilikleri rol oynar. Görme tabakasının yavaş yavaş harap olması ile seyreder. Loş ışıkta ve karanlıkta az görme şikayeti ile başlar görme alanının giderek daralmasına yol açar. Bu hastalığın dereceleri ve çeşitli tanımları mevcuttur. Bazıları erken görme kaybına neden olurken bazıları ise yetişkin yaşlarda hafif görme kaybına neden olabilir.

Her yaşı ilgilendiren göz kazaları, hafif görme bozukluğundan gözün tüm kaybına kadar yol açabilmektedir. Bu durumlarda acil müdahale, gözün tamiri, iltihabı olayların önlenmesi ve kalıcı zararların oluşmasını engellemek açısından son derece önemlidir. Bu gibi kazaların göze bıraktığı sekellerin birçoğu günümüzde kornea nakli ve diğer modern cerrahi yöntemleri ile tedavi edilebilmektedir.

Çocukluk çağında görme kaybına yol açan hatta hayati önemi olan bir hastalıkta göz içi tümörüdür. Bu hastalıkta da kalıtım faktörü önemlidir. Gözbebeğinde gri bir parlaklık ile fark edilir. Tümörün ilerlemesi gözün kaybına neden olabileceği gibi yanılma riski de mevcuttur. Erken teşhis hayati öneme sahiptir.

YETİŞKİNDE KÖRLÜĞE YOL AÇAN SEBEPLER

DİABET

Şeker hastalığı, gözde çeşitli bozukluklara yol açabilir. Göz enfeksiyonlarının sıklığı, göz adale felçleri, katarak gelişmesi diabete bağlı göz komplikasyonları arasında sayılabilir. En önemli komplikasyon ise, diabet sürecinin uzaması ve düzensiz kan şekeri seviyeleri ile orantılı olarak göz dibinde retina adını verdiğimiz görme tabakasında kanamalar ödem ve yeni damarlanmalar ile seyreden diabet retionopatisidir. Bu hastalıkta görme merkezinin kanama ve ödem ile etkilenmesi ile hastanın görmesi giderek azalır. Yeni damarların çatlaması ise büyük göz içi kanamalarına ve gözün kaybına sebep olabilir.

Şeker hastalığının iyi kontrol edilmesi, birlikte olabilen yüksek kol tansiyonunun ve böbrek bozukluğunun tedavisi, bu komplikasyonunun oluşması veya ilerlemesi üzerinde etkilidir.

Hastalık oluşmuşsa en önemli tedavi yöntemi; göz anjiografisi adı verilen göz dibi damarlarının özel fotoğraflarını aldıktan sonra uygulanan lazer tedavisidir. Lazer fotokoagülasyon adını verdiğimiz bu yöntem özellikle çok ilerlememiş durumlarda görmenin korunmasını %70-80 oranında sağlamaktadır. Ancak çok ilerlemiş durumlarda vitrektomi adı verilen özel aletlerle yapılan ameliyat, birçok göz için kurtarıcı olmaktadır. Bir diabet hastasının 3-6 aylık aralarla muntazam bir şekilde göz kontrolü yaptırması, bu komplikasyonun henüz başlangıç durumlarda teşhisini sağlamakta tedavide başarı şansıda o derece yüksek olmaktadır.

YÜKSEK KOL TANSİYONU DAMAR SERTLİĞİ

Yüksek kol tansiyonu ve sıklıkla birlikte mevcut olan damar sertliği bütün vücut damarlarını bu arada göz damarlarını da etkilemektedir. Yüksek kol tansiyonuna bağlı göz dibi kanamaları, damar tıkanmaları, görme kaybı ile sonuçlanabilir. Yine bu hastalarda görme sinirini besleyen damarların tıkanması da bir körlük nedenidir.

Bu hastaların kol tansiyonlarını düzenli takip etmeleri, rutin kan muayenelerini düzenli yaptırmaları, diyet ve spora önem vermeleri iç hastalıkları uzmanının kontrolünde olmaları bu gibi komplikasyonların oluşmasını önleyecektir.

Bu gibi hastaların periyodik göz kontrollerini yaptırmaları gereklidir. Göz hekimi, göz damarlarının durumu hakkında bilgi vereceği gibi herhangi bir komplikasyon oluştuğunda gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayacaktır.

GÖRME TABAKASI VE SİNİRİNİ ETKİLEYEN DEJENARATİF-İLTİHABİ HASTALIKLAR

Bu grup hastalıkta bilinen veya bilinmeyen bir sebeple, görme tabakası, görme merkezi veya siniri bozulabilmekte ve körlüğe neden olabilmektedir. Bu gibi bozukluklarda sebebe veya hastalığın durumuna göre ilaç veya lazer tedavileri ile görmenin kazanılmasına veya korunmasına yardımcı olmaktadır.

GÖZ TANSİYONU (GLOKOM)

Glokomun en yaygın şekli olan açık-açılı glokom sinsi başlayan ve yavaş gelişen bir hastalıktır.

Glokomun bu tipi kolaylıkla kontrol altında tutulabildiği halde, genellikle, tamiri mümkün olmayan görüş kaybı oluşturduktan sonra, teşhis edilir.

Açık açılı glokom, gözün içinde mevcut olan sıvının artışına bağlı basıncın, optik siniri oluşturan hassas lifleri harap etmesine bağlanır. Genellikle belirli semptomları olmadığı ve aşamalı olarak gelişip, görüşü kademeli olarak etkilendiğinden glokom çabuk teşhis edilemez. Tedavi uygulanmadığı durumlarda, optik sinir bozulmaya ve sonuç olarak görüş alanı daralmaya başlar. Maalesef bir çok insan, görüş alanı daralıncaya kadar, görüşmelerdeki kademeli kaybı fark etmez, optik sinir harabiyeti durdurulmadığı takdirde, glokom tünel görüşe neden olur ve sonuç körlüğe varır. Glokomdan doğan körlük tedavi edilemez.

Kırk yaşı aşkın her kişi açık-açılı glokom şüphesi ile karşı karşıyadır. Özellikle ailesinde Glokom hikayesi olan kişiler bu hastalığa adaydır.

Glokomun diğer çeşitleri açık-açılı glokom kadar sık görülmez. Açı kapanması glokomu ciddi ağrı, bulantı, göz kızarması ve bulanıklığa neden olur. Tıbbi müdahalenin gecikmesi halinde bir iki gün içerisinde körlüğe sebep olabilir.

İkinci dereceden glokomları; geçirilmiş ameliyat sonrası ilerlemiş katarak, yara tümör veya göz iltihapları gibi diğer etkenlerden oluşabilir.

Ciddi önem taşıyan neovascular glokom diabete ve diğer göz dibi damar hastalıklarına bağlı olarak çıkabilir.

Glokom hastalığında göz tansiyonunun düşürücü ilaçlar, lazer, ameliyat gibi tedavi yöntemleri mevcuttur. Amaç, göz tansiyonunu düşürerek görme sinirinin ve görme alanının bozulmasına engel olmaktadır.

KATARAKT

Görme azlığına neden olabilecek bir başka hastalık ise katarakt veya beyaz su delinen göz merceğinin keşifleşmesidir. Kataraktlar doğuştan olabilirler veya ileri yaşlarda ortaya çıkabilirler. Bazen de göze bir darbe neticesinde çok kısa sürede gelişebilirler. Gözde geçirilmiş hastalıkların sonucunda veya diabet gibi sistemik bir hastalığa bağlı olarak gelişebilirler. İlaçla herhangi bir tedavisi olmayan bu hastalığın çözümü cerrahi yöntemle olur. Günümüzde katarakt cerrahisi en yüksek başarıya sahip olan ameliyattır. Hasta ameliyet sonrasında gözlük veya kontakt lens takar, ancak modern cerrahi yöntemlerde gözün içine perde alındıktan sonra yeni yapay bir lens yerleştirilir. Sonuçlar yüz güldürücüdür.

Gene ameliyat ile tedavisi gerçekleştirilmesi gereken bir hastalık retina dekolmanı adı verilen görme tabakalarının yırtılarak birbirinden ayrılmasıdır. Bu hastalıkta kişi görme alanının bir mölümünün karanlık bir duvar ile kaplı olduğunu görür. Bu durumda kişi hemen bir göz hekimine başvurmalıdır ve birkaç gün içinde ameliyat edilmelidir. Çok uzun bir vakit kaybı ameliyatında başarısını düşürecektir.

Ülkemizde körlüğün önemli nedenlerinden bir tanesi Behçet Hastalığıdır. Bu hastalık gözde nüksler ile seyreden iltihaplar yapmaktadır. Tecrübeli bir merkezin takibi altında tedavi edilen hastalarda görme bozukluğu en alt seviyelerde tutulabilir. Gözün haricinde ağızda aftlar ve cinsel bölgede yaralar ile kendini gösteren bu hastalık tedavi ile tümüyle ortadan kalkmaz ve kişiye, tıpkı şeker hastalığı gibi ömür boyu arkadaşlık eder. Ancak ilaçlar ile kontrol altında tutulabilir. Behçet dışı göz iltihapları da aynı şekilde uzun seyirlidir ve sıkı takip ile ilaç tedavisi gereklidir.

GÖZ TÜMÖRLERİ

Nadirde olsa gözün kapaklar gibi dış kısımlarında veya göz içinde gelişebilen tümörler, giderek gözün harap olmasına ve körlüğe yol açarlar.

Bu Gibi Tümörlerin Tedavisinde Cerrahi Yöntemler Radyoterapi, Krioterapi (Dondurma yolu ile) Fotokoagülasyon gibi çeşitli tedavi yolları kullanılmakta ve gözün kazanılmasına çalışılmaktadır.

GÖZ SAĞLIĞI AÇISINDAN NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

Gözlerimizin sağlığı açısından başta gelen konu düzenli ve vitamin yönünden zengin beslenme, düzenli uyku ve sağlık şartlarına dikkat edilmesidir. Işık şartları da önemlidir. Özellikle okuma, TV seyretme gibi gözün sürekli ve dikkatli kullanılması durumlarında ne kamaşma yapacak kadar parlak ışık ne de görmeyi güçleştirecek kadar az ışık olmalıdır. Işık kaynağı, yazarken sağ elini kullanan kişinin sol omuzu ve başı üstünden gelmelidir. Parlak güneş ışığının ültraviyole etkisinden korunmak için güneş gözlükleri gerekli olduğu gibi değişik ışık kaynaklarına meslek veya diğer amaçlarla maruz kalabilecek kişilerin koruyucu gözlük kullanmaları şarttır.

Ayrıca okuma mesafesi (30-40 cm), TV seyretme uzaklığı 3-4 mt’den az olmamalıdır.

Gözlerin periyodik kontrolleri yapılmalı görme ve gözün sağlıklı olduğu bilinmelidir. Özellikle şeker hastalığı gibi gözü direkt etkileyen sistemik bir hastalığa sahip kişiler bu kontrollerini 6 ayda bir mutlaka yaptırmalıdırlar.

Bu şekilde: bu önemli organımızı koruyabilir veya herhangi bir tehlike karşısında gereken tedbiri alabiliriz.
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:46   #12 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

Konjonktİva Hastaliklari

SEMİYOLOJİ

Hiperemi (Kanlanma) :

Çeşitli göz hastalıklarında ortaya çıkabilen konjonktival hiperemi, klinik olarak yüzeyel ve derin hiperemi olmak üzere iki tipte gelişebilir.

Yüzeyel hiperemi, konjonktivanın göz kapaklarından gelen yüzeyel damarlarının dilatasyonudur. Daha çok konjonktiva hastalıklarında ortaya çıkan bu tip hipereminin özellikleri, açık renkli olması, konjonktiva ile birlikte dilate damaarların hareket etmesi ve bası ile solmasıdır. Hipereminin şiddeti fornikslerden limbusa doğru gittikçe azalır.

Derin hiperemi ise, konjonktivanın derinden gelen ön silier damarlarının dilatasyonudur. Daha çok kornea, uvea, sklera hastalıkları ve akut glokom krizinde ortaya çıkan bu tip hiperemi koyu kırmızı renklidir, damarlar konjonktiva ile birlikte hareket etmez ve hiperemi basmakla solmaz. Şiddeti limbustan fornikslere doğru azalır.

Bazı hastalıklarda iki tip hiperemi bir arada bulunabilir.

Hemoraji ( Kanama) :

Konjonktiva saydam bir doku olduğu için, konjonktiva altı ve içine olan tüm kanamalar plaka tarzında görülürler. Baş ve boyun bölgesinde venöz basıncın arttığı durumlarda, damar hastalıkları ve travmalarda ortaya çıkarlar. Örneğin: Kusma, öksürük, ıkınma, arterioskleroz, doğum travayı, basis krani kırıkları, dalgıç vurgunu, boğma vs.

Kemozis (Ödem):

Konjonktiva ödemi, forniks ve bulbus konjonktivasında daha belirgin olarak ortaya çıkar. Enfeksiyon ve allerjik olaylarda ve venöz dönüşün zorlaştığı hallerde sıktır.

Sekresyon :

Konjonktivanın enflamatuar hastalıklarında, gözyaşı fazlalığı (lakrimasyon) ile birlikte konjonktiva hücreleri ve dilate kan damarlarının eksudasyonundan kaynaklanan sekresyonlar, seröz, mukoid (ipliksi), fibrinöz, mükopürülan ve pürülan karekterde olabilir.

Foliküller ve Papiller Oluşumlar :

Foliküller, daha çok kapak konjonktivasında ortaya çıkan, küçük, açık ve saydam renkli, hafifçe kabarık lenfoid dokuya ait oluşumlardır. Yeni doğanda 3. aya kadar lenfoid doku gelişmediği için foliküller görülmezler.

Papiller ise, enflamatuar hücreler ile istila edilmiş vasküler yapılardır. Poligonal şekilde (kaldırım taşı), kabarık alanlardır.

Pseudomembran ve Membranlar :

Fibrinden zengin eksudalar konjonktiva epiteli üzerinde membranlar oluşturabilirler. Pseudomembranlar, konjonktiva epiteli üzerinden kolayca soyulabildikleri halde, difteri gibi bazı hastalıklarda oluşan gerçek membranlar epitel üzerinden soyulamazlar ve kanamaya neden olurlar.

LABORATUAR ARAŞTIRMALARI:

Konjonktiva hastalıklarında tanı, ayırıcı tanı ve buna bağlı olarak da tedavide önemi olan laboratuar araştırmaları iki şekilde yapılır.

Kültür :

Steril, ucu pamuklu bir çubuğun kirpik kenarları ve konjonktival keseye sürülmesi ile alınır. Örnekler, çeşitli kültür medialarına ekilir ve antibiogram yapılır.

Kazıma :

Kimura spatülü ile hastalığın maksimal olduğu konjonktiva bölgesinden yapılır. Örnekler, gram ve giemsa boyaları ile boyanır.

Akut bakteriel konjonktivitlerde nötrofilik sellüler bir reaksiyon hakimken, viral konjonktivitlerde tipik olarak lenfosit ve monositlerden ibaret mononükleer bir sellüler cevap görülür. Klamidyaların neden olduğu inkluzyonlu konjonktivitlerde ise hem nötrofilik hemde mononükleer karışık bir reaksiyon söz konusudur. İlaveten, klamidyal enfeksiyonlarda kazıma materyelindeki epitel hücrelerinin nukleuslarında "Halberstaedter-Prowazek" ismi verilen bazofilik sitoplazmik inkluzyon cisimcikleri görülmesi hastalık için tanı koydurucu değere sahiptir. Allerjik konjonktivitlerde ise kazıma materyelinde, eozinofilik bir hücre reaksiyonu saptanır.

ENFLAMATUAR HASTALIKLAR

Konjonktivanın enflamatuar hastalıklarına konjonktivit adı verilir. Konjonktivitler etiolojilerine göre, enfeksiyöz (iltahabi) ve allerjik olmak üzere iki grupta incelenebilir.



Enfeksiyöz Konjonktivitler

Klinik olarak akut, kronik ve subakut formlarda gelişebilen enfeksiyöz konjonktivitlerin nedenleri arasında, bakteriler, özellikle de stafilokokus epidermitis ve aureus en sık karşılaşılan mikroorganizmalardır. Enfeksiyöz konjonktivitlerin %70 i bu mikroorganizmalardan kaynaklanırken, bunu sırası ile virüsler ve klamidyalar izlemektedir.

Bakteriyel:

Sıklıkla bilateraldirler. Bakteriel konjonktivitlerin semptomları ağrı, sekresyon ve irritasyon belirtilerinden (yanma, batma, lakrimasyon ve fotofobi ) ibarettir. Sekresyon çoğu kez, pürülan yada mükopürülan karekterdedir.

Muayene bulgusu olarak, ödem, hiperemi, kapak konjonktivasında papiller oluşumlar ve kapak aralığında daralma tesbit edilebilir.

Tanı, klinik bulgular ile çoğu kez konulabilir. Rutin olarak laboratuar araştırmalarına gerek duyulmaz. Bazı kronik olgularda ayırıcı tanıda zorluklar olabilir ve kültür antibiograma gerek duyulabilir.

Tedavide aminoglikozid türü antibiotikler (gentamisin, neomisin, polimiksin, tobramisin vs.) lokal olarak damla ve pomad şeklinde kullanılırlar.

Viral:

Viral orjinli konjonktivitler oldukça sık görülürler. Özellikle adenovirüslerle meydana gelenler epidemilere neden olabilirler(FARİNGOKONJONKTİVAL ATEŞ). Herpes virüsler (zoster ve simpleks),vaksinya ve molluskum diğer etken virüsler arasındadır.

Genellikle tek taraflıdırlar, bilateral olanlarda bir taraf daha fazla tutulmuştur. Sıklıkla geçirilmiş bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkarlar.

Klinik özellikleri arasında, bakteriel olanlardan farklı olarak, irritasyon belirtilerinin çok şiddetli olması, sekresyonun seröz karekterde olması, kapak konjonktivasında foliküler yapıların görülmesi ve preauriküler lenfadenopati sayılabilir. Özellikle adenovirüsler epidemilere neden olurlar ve korneada diffüz şekilde epitelial ve subepitelial enfiltrasyonlar oluştururlar.

Herpes virüsler dışında diğer virüslerle oluşan viral konjonktivitlerin spesifik bir tedavisi yoktur. Hastalık genellikle 2-3 haftada kendi kendini sınırlama eğilimindedir. Adenovirüslerle oluşanlarda keratit bulguları varsa, enflamasyonu kısaltmak için antienflamatuar damlalar (diklofenak) kullanılabilir. Herpes virüslerle oluşanlarda asiklovir (Zovirax) göz pomadı 3 saat ara ile önerilir. Molluskumda ise tıbbı tedavinin bir etkisi yoktur. Lezyon üzerine direkt olarak krio tatbiki yada lokal eksizyon yapılır.

Klamidial:

Klamidyal konjonktivitlerin etkeni "Klamidia Trachomatis" dir. Gözde iki türde enfeksiyona neden olurlar. Bunlardan birincisi D ve K serotipleriyle oluşan Adult İnkluzyonlu Konjonktiviti, diğeri ise A, Ba ve C serotipleriyle oluşan Trahomdur.

Adult inkluzyonlu konjonktivit (TRIC), tipik olarak aaaaüel bakımdan aktif, genç adultleri etkiler. Enfeksiyon venereal tabiatta olup, bir haftalık bir enkübasyon süresi bulunur. Nonspesifik bir üretrit veya servisitte tabloya eşlik edebilir.

Konjonktivit bilateraldir ve akut olarak başlar. Mükopürülan bir sekresyonun yanısıra foliküler oluşumlarda tabloya eşlik eder. Büyük ve opak olan foliküller, başlangıçta üst göz kapağı konjonktivasında iken daha sonra limbal ve bulber konjonktivaya da yayılırlar. Preauriküler lenfadenopati vardır. Olguların %75 inde korneanın üst yarısında lokalize keratit bulguları saptanır.

Eğer tedavi edilmezse,hastalık kronikleşir, keratit bulguları kötüleşerek korneada mikropannus gelişir.

Trahom ise zayıf hijyenik şartlara sahip, az gelişmiş ülkelerde ve ülkemizde de güney doğu anadolu bölgesinde görülen ve epidemilere neden olan bir hastalıktır. İnsandan insana direkt olarak bulaşabildiği gibi karasineklerde bulaşmada önemli rol oynarlar.

MacCallan sınıflamasına göre trahom 4 devreye ayrılır:

Stage I (İnsipient trahom): Üst göz kapağı konjonktivasında immatür foliküller belirir.

Stage II (Aktif trahom): Kapaklarda matür foliküller, limbal foliküller, papiller hipertrofi ve korneada keratit (pannus) bulguları vardır.

Stage III (Skatrizasyon): Üst göz kapağı konjonktivasında sedef renkli skatrizasyon (Arlt hattı).

Stage IV (İyileşmiş Trahom): İnaktif bu safha, folikülsüz, papillasız değişen derecelerde skarlarla (kornea ve kapaklarda) karekterizedir.

Trahomda körlük nedeni, hastalığın aktif safhasında (stage II), korneada üst yarıdan başlayan keratit ve fibrovasküler dokudur (pannus). Trahomun komplikasyonları arasında, körlük, kuru göz sendromu ve kapak deformiteleri sayılabilir.

Klamidyal enfeksiyonların tedavisinde, tetrasiklinler (PO yoldan günde 4 kez 250mg ve lokal olarak göz pomadı günde 5 kez) bir ay süre ile kullanılır. Diğer bir tedavi seçeneği azalid grubu antibiotiklerden azitromisin (PO yoldan 1gr/gün tek doz) verilir.

Klamdyal ve viral konjonktivitler arasındaki gerçek ayırım kültür, serolojik ve sitolojik çalışma ile yapılabilir. Klamidyal enfeksiyonlarda, kazıma materyelinde sitoplazmik inkluzyon cisimciklerinin görülmesi tanı koydurucudur.

Oftalmia Neonatorum (Yeni doğan konjonktiviti):

Doğumu takiben ilk bir ayda ortaya çıkan konjonktival enflamasyonlara bu isim verilir. Etkenler ve enkübasyon süreleri şöyledir:

Kimyasal (gümüş nitrat allerjisi)-------Birkaç saat

.Gonokoksik----------------------------2 - 4 gün

.Bakteriel------------------------------4 - 5 gün

.Herpes simpleks-------------------------5 - 7 gün

.Klamidyal----------------------------5 - 14 gün

Enfeksiyöz türde olanlar doğum travayı esnasında anneden bulaşır. Bunlar arasında gonokoksik enfeksiyonlar, hiperakut, pürülan bir enfeksiyona neden olurlar. Koyu sarı renkli, kötü kokulu bir sekresyona ilaveten aşırı bir ödem ve hiperemi olaya eşlik eder. Ödem nedeni ile kapakları açmak ve göz küresini görmek çok güçtür. Eğer tedavi edilmezse kısa sürede korneal ülserasyon ve perforasyon gelişerek göz kaybedilebilir.

Tedavide, sistemik ve topikal yolla penisilin kullanılır. Penisilinin ticari şekilde damla ve pomadları yoktur. Bu nedenle kristalize penisilinden 1 ml de 50.000Ü olacak şekilde hazırlanır (1 Milyon Ü kristalize penisilin + 20 ml serum fizyolojik).

Allerjik Konjonktivitler:

Vernal Konjonktivit: Vernal konjonktivit, sık görülen, nükslerle seyreden, bilateral oküler bir enflamasyondur. Tipik olarak çocukları ve genç adultleri etkiler. Bahar ve yaz aylarında nüksler artar. Hastalığın nedeni olarak spesifik bir allerjen bulunamamakla birlikte, güneş ışınlarının özellikle de ultraviolenin rolü olduğu düşünülmektedir.

Semptomlar: Kaşıntı, irritasyon belirtilerinden (yanma, batma, yabancı cisim hissi, sulanma ve fotofobi) ibarettir. Sekresyon seröz yada beyaz renkli, ipliksi (mukoid) bir yapıdadır.

Bulgular: Konjonktiva ve kapaklarda ödem ve hiperemi mevcuttur. Olguların büyük bir kısmında kapak konjonktivasında kaldırım taşı manzarasında dev papiller oluşumlar ortaya çıkar (kapak tipi vernal k.). Bazen limbusta mukoid nodüller oluşabilir (limbal tip vernal k.). Bazende limbal ve kapak tipleri bir arada bulunabilir (mikst tip vernal k.). Şiddetli formlarda keratitte tabloya eklenebilir.

Tedavi: 1. Güneş ışınlarından korunma (gözlük, şapka vs),

2. Soğuk tatbikat,

3. Antihistaminikli göz damla ve pomadları,

4. Mast hücre stabilizatörleri, damla ve pomad olarak (Na kromolin, Lodoksamid),

5. Kortikosteroidli damla ve pomadlar (yan etkilerinden dolayı şiddetli olgularda ve kısa süreli kullanılmalıdır).

DEJENERESANSLAR

Pinguecula :
Bulbus konjonktivasının kapak aralığına uyan bölgesinde, korneanın her iki yanında (sıklıkla nazalde) oluşan sarı renkte bir kabarıklıktır.

Hyalin dejeneresansı olan bu durum tedavi gerektirmez.

Pterjium :
Bulbus konjonktivasının kapak aralığına uyan bölgesinde, korneanın her iki yanında (sıklıkla nazalde) oluşan, üçgen şeklinde, konjonktivanın kornea üzerine yürümesidir.Kornea merkezine doğru ilerleyen olgularda eksizyon yapılır.
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:46   #13 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

Konjenİtal Kapak Anomalİlerİ

Epikantus :

Göz kapaklarının iç kısmında, iç kantusu yukarıdan aşağıya doğru örten diaaa bir deri plisidir. Yeni doğanda ve sarı ırkta fizyolojik olan bu durum, yalancı bir iç şaşılık (pseudostrabismus) izlenimi verir.

Kapak kolobomu :

Göz kapaklarinda doğuştan eksiklik olmasıdır. Çoğu kez üst kapakta ve temporaldedir. Korneanın açıkta kalması ve kuruması nedeni ile ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Ablefari :

Gözkapaklarının doğuştan yokluğudur.

Ankiloblefaron :

Alt ve üst göz kapaklarının doğuştan yapışık olmasına verilen isimdir.
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:46   #14 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

Kolobom (coloboma)

Kolobom; gözle ilgili herhangi bir oluşumun (göz kapağı, retina,iris gibi) doğumsal gelişim kusurudur. Genelde yarık şeklinde kendini gösterir. Gözün embriyolojisinde 4 haftalık fötus evresinde, gözü oluşturmak üzere ön beyinden çıkıntı yapan parçacık, gözün küresel bir yapıya dönüşmesi için kendi içine çökerek birleşir. Bu kapanma (birleşme) kusurları kolobom olarak bilinir. Durumun ağırlığına göre retina, makula, optik sinir, koroid, lens, iris, kapak kolobomu tekil olarak veya birkaçı bir arada ortaya çıkabilir. Ancak olay herzaman gözlerde belirgin bir yarık şeklinde algılanmamalı, göze ait herhangi bir oluşumun gelişiminin tam olarak tamamlanmadığı şeklinde algılanmalıdır.
Koloboma neden olarak ailevi geçiş kesin bir neden olarak saptanmamıştır ancak, hastalıkların belirli kromozomal hastalıklarla ilgili olduğu bilinmektedir. Schmid Fraccaro sendromu, Trisomy 18 (E- sendromu) gibi kromozomal hastalıklarda kolobom meydana gelebiir.

Sebebi açıklanamayan tüm doğumsal anomalilerde olduğu gibi, ailevi risk olup olmadığı dikkatlice araştırılmalıdır.

Kolobomun etkileri hastalığın şiddetine ve problemin yerine bağlı olarak değişir. Açıklık genelde gözün alt kısmındadır.

Lens kolobomu; eğer büyükse iris ve koroid tabakada kusurlara eden olabilir ve retina tabakasında yırtılma meydana gelme olasılığını biraz arttırır. Şiddetli olgularda, gözün büyüklüğünde azalma meydana gelebilir. Buna mikroftalmus adı verilir. Ancak mikroftalmus, kolobom olmadan da meydana gelebilir.

İris kolobomu, pupilde anahtar deliği görünümü verebilir. Merkezi görmede hasar oluşabilir.

Bazı kolobom olgularında, nörolojik ve kromozomal problemler de var olabilir. Bunlardan birisi son derece nadir görülen CHARGE hastalıklar grubudur. (C - Coloboma; H - Heart defects (kalp problemleri); A - Atresia of the choanae (arka burun deliklerinin kapalı olması); R - Retarded growth and development (büyüme ve gelişme geriliği); G - Genital hypoplasia (yetersiz cinsel organ gelişimi, inmemiş testis gibi); E - Ear anomalies (kulak anomalileri)).

Yine küçük göz, fazla parmak ve zeka geriliği koloboma eşlik edebilir. Görme yeteniğinde azalma, nistagmus, şaşılık, fotofobi ve görme alanı kaybı hastalarda bulunabilir.

Tedavi

Hastalığın durumuna göre tedavi yöntemleri farklılık göstermektedir.

Retina dekolmanı (ayrılması) durumunda vitrektomiyi takiben lazer (argon veya kripton) ile retina altta yatan yapılara tutturulur.

İris kolobomunda, kozmetik amaçla kontakt lensler kullanılabilir.

KOLOBOM KONUSUNDA BİR GÖZ UZMANI HEKİME BAŞVURULMALIDIR.
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:47   #15 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

Keratokonus

Keratokonus; korneanın normalde küresel olan yapısının giderek konik bir şekle dönüşerek incelmesinden kaynanan yüksek miyopi, yüksek ve düzensiz astigmatizma ve görme azlığına neden olduğu, çok da nadir rastlanmayan bir hastalıktır. Ortalama rastlanma oranı yüzbin kişide 30-250 arasındadır.
Bu kişiler gözlükten fayda görmeyecek (gözlükle tatminkar görme artışı sağlanamayacak) hale geldiklerinde, bu hastalık için üretilmiş sert kontakt lensler kullanılmaya başlanır. Kontakt lens ile tüm keratokonus olgularının % 80'i ömrünün geri kalanında tatminkar bir görmeyi yakalar. Ancak % 20'lik geriye kalan keratokonus hastaları, ancak gözün kornea tabakasinin 7.5-8.5mm'lik merkezi bölümünün, hastalıksız bir insanın korneası ile değiştirildiği ve halk arasinda "Göz Nakli", fakat gerçek anlamda "Kornea Nakli" adını verilen ameliyatla görmesi mümkündür.

Kornea damarsız bir doku olup organ nakillleri icinde red riski (alıcı kişinin vücudunun nakledilen dokuyu red etmesi riski) en düsük olanıdır.
Keratokonus olguları da kornea nakilleri arasinda en başarılı olanıdır. Nakledilen parçanın saydam kalma başarısı % 95'in üzerindedir. *

* Bu istatistiklerin alındığı Ege Ün. Tıp Fak. Göz Hast. Kliniği'nde her yıl yaklaşık 50 adet kornea nakli ameliyatı yapılmaktadır. Bu klinikte, olguların % 60-65'i keratokonustur. İzlenen olgu sayısı 350, yıllık nakil sayısı 50-55'tir.
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:47   #16 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

Katarakt ve Tedavisi

Kataraktın kelime anlamı "hızla aşağı doğru akan su" ya da başka bir deyimle "çağlayan" dır. Bu benzetmenin ilk kullanımı 11. yüzyıla kadar dayanmakta olup, arapça aynı anlama gelen “nuzul-el-ma” kelimesinin latince ifade edilmesiyle ortaya çıkmıştır, halkımız arasında da yine aynı benzerlikten dolayı “ak su” ifadesi kullanılmaktadır.
Katarakt hastalığı, saydam olan göz merceğinin bu saydamlığını yitirmesi ve gözbebeğinden normalde alınan siyah reflenin, yerini opak-beyaz refleye bırakması ile karakterizedir. Tarih boyunca, bu beyaz refle, hızla akan suyun aldığı renge benzetilerek “katarakt” terimi kullanılmıştır, halen de tüm dünyada aynı ortak bir terim kullanılmaktadır.
Kataraktla birlikte renkler canlılığını kaybeder, görme azalır : Bulanıklaşan göz merceği, dışarıdan gelen ışıkların göz içine, görme noktasına ulaşmasını engeller, böylelikle kataraktlı hastalarda görme bulanıklaşır ve görme kalitesi düşer. Başlangıçta kataraktlı hastaların görmeleri henüz belirgin olarak azalmasa da dünyayı daha soluk ve cansız görürler. Başka bir deyişle katarakt gelişimi ile dünyaya açılan pencelerimize yavaş yavaş bulanık bir perde inmektedir. Diğer belirtiler ise özellikle aydınlık ortamlarda gözlerde kamaşma, gözlük numaralarında hızla değişme şeklinde özetlenebilir.
Yaşlılık kataraktında bir yandan görme bulanırken, diğer yandan da özellikle mavi renkte azalma, sarı renkte artma şeklindeki renk görme bozukluğunu görmekteyiz

Yaşamının ileri yıllarında, gelişen kataraktına bağlı olarak, ünlü ressam Van Gogh'un resimlerinde de sarı hakimiyetini dikkat çekicidir
Diabetik kataraktta ise, loş ortamda normale yakın görmeye karşın ışıklı ortamda azalan ve ışıkların etrafında halolar görmeyle karakterize görme yakınması belirgindir. Bu kişiler araç kullanırken, otomobil farlarından fazlaca etkilenirler. Bazen bu yakınma, normal oda aydınlatmasında ve loş ortamda iyi görebilen bir araç sürücüsü için ameliyat nedeni olabilir.


Diabetik kataraktta özellikle ışıklı cisimlere bakarken ortaya çıkan görme bozukluğu dikkat çekicidir.


Katarakt gelişimini önlemek mümkün mü?
Katarakta neden olabilecek pek çok hastalık, ilaç ve çevresel faktör mevcuttur. Ancak, katarakt gelişiminin en önemli nedeni yaşın ilerlemesidir. İlerleyen yaş, nasıl bazı insanları diğerlerinden daha erken ve daha fazla etkiliyorsa, katarakt da bazı insanlarda daha erken ve belirgin olarak ortaya çıkar, ama yaşlanma önlenemedikçe, kataraktın da önlenmesi mümkün görünmemektedir. Günümüzde henüz katarakt gelişimini engelleyecek veya bulanıklaşan lensi tekrar saydamlaştıracak tedavi yöntemi bulunamamıştır.

Diabetik kişilerde katarakt iki kat sık görülür
Bazı hastalıklarda, özellikle de "Diabet"te katarakt sıklığı artmaktadır. Diabetli hastalarda hem yaşa bağlı katarakt daha erken ortaya çıkmakta, hem de yaşlılık kataraktından çok daha erken yaşlarda diabete bağlı katarakt görülmektedir. Diabetli hastalarda hastalık süresi, kan şekeri kontrolü ve yaş, katarakt gelişiminde etkilidir. Gelişiminde çok sayıda faktörün etkili olduğu kataraktın, önlenmesi de buna bağlı olarak güçleşmektedir. Ancak, diabet hastalarında iyi kan şekeri kontrolü kataraktın ilerlemesini yavaşlatabilir.

Kataraktın tedavisi ameliyattır
Oldukça sık görülen bir hastalık olduğundan, katarakt ameliyatının tarihçesi de milattan önce 2000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Yani 4.000 yıl önce de katarakt ameliyatı yapılıyordu. Tarih kitaplarında ilk katarakt ameliyatının Babil'de, bulanıklaşan göz merceğinin göze uygulanan bir darbe ile göz içine düşürülmesi şeklinde yapıldığı bildirilmektedir. Bulanıklaşan ve bağları güçsüzleşen mercek, gözün içine (vitreusa) düşürülerek, görme hattında yarattığı bulanıklık ortadan kaldırılıyordu. Yüzyıllarca bu ilkel, ancak başarılı teknik kullanıldıktan sonra 1747'de, yani bilinen ilk katarakt ameliyatından 3750 yıl sonra, daha modern bir teknik geliştirilmiş, bulanıklaşan mercek, göziçine düşürülmek yerine gözün dışına alınmaya başlanmıştır. Alınan merceğin yerine, bir başka mercek konulmadığı için, katarakt ameliyatı olan hastalar 1950'li yıllara kadar çok kalın camlı (10-13 dioptri) gözlüklere ihtiyaç duymuşlardır. İkinci dünya savaşında İngiliz savaş uçaklarının gölgeliklerinin yapımında kullanılan plastiğin, çatışmalar sırasında pilotların gözüne kaçtığı ve gözde yabancı cisim reaksiyonu yaratmadığı gözlenmiş, ilk göz içi merceği fikri bu şekilde doğmuştur. 1990'lı yıllara kadar, sert göz içi mercekleri başarıyla uygulanmış, son yıllarda katlanabilen (yumuşak) merceklerin geliştirilmesiyle günümüzdeki modern ameliyat tekniklerine ulaşılmıştır. Göziçi mercekleri, diğer organ proaaalerinin aksine, bir daha değiştirilmesine gerek olmamak üzere, göziçine yerleştirilmekte, kişinin eskitemeyeceği kadar uzun süre yerinde kalmaktadır.


En konforlu ameliyat !
Sadece göz damlası ile sağlanan anesaaaiyi takiben dikiş gerektirmeyecek kadar küçük bir kesiden göz içine girilmekte, bulanıklaşan mercek ultrasonik ses dalgaları ile temizlenmekte ve yerine hasta için uygun göz içi lensi takılmaktadır. Ameliyat öncesi yapılan ölçümler sayesinde her bireyin ihtiyacı olan lens gücü belirlenmekte, bu sayede ameliyat sonrası gözlük ihtiyacı da en aza indirilmekte, hastanın beklentileri de göz önüne alınarak ideal gözlük numarasının elde edilmesi mümkün olmaktadır. Bu gelişmeler ve elde edilen başarılı sonuçlar dikkate alındığında katarakt ameliyatının en konforlu cerrahi girişim olduğu ortaya çıkmaktadır. Her görme azlığının tek nedeni katarakt olamayacağından, kişinin bu ameliyattan ne kadar yarar göreceği, ameliyat öncesi muayenelerle değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, kataraktı bembeyaz hale gelmemiş, yani henüz gözdibi muayenesi yapılabilen olgularda % 100'e varan güvenilirliktedir.

Ameliyat kalitesinin artması ile paralel olarak, ameliyat zamanlaması da değişmiştir. Bugün katarakt ameliyatının zamanı, hastanın ihtiyaç duyduğu andır. Kişinin günlük aktivitesi, mesleki özellikleri dikkate alınarak hekim ile hasta birlikte ameliyat zamanını belirlemelidir. Net görmenin önemli olduğu mesleklerde kataraktın çok erken evrelerinde ameliyat yapılarak, görme kalitesini artırmak mümkündür.

Katarakt tekrar eder mi ?
Başarılı bir katarakt ameliyatından sonra kişide tekrar katarakt gelişmesi mümkün değildir. Çünkü kişinin opaklaşan merceği alınmış, yerine yapay bir mercek konulmuştur. Ancak, katarakt ameliyatı geçirmiş kişilerde, yapay merceği yerleştirdiğimiz yer, doğal mercek zarına (kapsülüne) ait ceptir. Bu zar (doğal merceğin kapsül&#252 zamanla opaklaşabilir ve hasta katarakt ameliyatından önceki gibi bulanık-mat görmeye, ışıkların etrafında halolar görmeye başlayabilir. Bu durumda, aynen bir göz muayenesi olur gibi, lazer bağlantılı biomikroskopa yüzünü yerleştiren hasta, tamamen ağrısız olmak üzere, opaklaşmış lens kapsülünün merkezinde yaratılan açıklıkla, önceki iyi görmesine kavuşturulur.

Diabetli hastaların yarısı hayatında bir kez ameliyat olmaktadır ve katarakt ameliyatı yapılan hastaların %10'unu diabetliler oluşturmaktadır. Lokal anesaaai, diabetik olguların da sistemik durumlarına bağlı herhangi bir kısıtlama olmaksızın ameliyat olabilmelerine imkan sağlamaktadır. Bazen hastaların görme ihtiyaçları, bazen diabetik retinopatinin takibi ve laser fotokoagülasyon ile tedavisi için katarakt ameliyatı kaçınılmazdır. Ancak modern teknolojinin, tıbba sunduğu imkanlarla, katarakt ameliyatı bugün korkulacak bir girişim olmaktan çıkmış, en konforlu ameliyat haline gelmiştir. Aydınlık ve güzel günler dileğiyle...
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:47   #17 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

GÖzÜn Hareket Bozukluklari

Ptoz

Üst göz kapağının normal pozisyonundan daha düşük durumda olmasına ptozis adı verilir. Bilateral yada unilateral olabilirler. Ptozislerin %90 ı konjenitaldir. %10 u ise paralitik, miyojenik (Miastenia Gravis), sempatik ve mekanik nedenlerden ötürü akkiz olarak ortaya çıkar.

Ptozis tedavisi konjenital olanların dışında nedene yönelik olarak yapılır. Konjenital ptozislerde ise cerrahi tedavi uygulanır. Levator palpebra superior adelesi rezeke edilerek, boyu kısaltılır ve çekme gücü arttırılır.

Konjenital ptozislerde dikkat edilmesi gereken bir nokta,üst göz kapağının pupil alanını kapatması durumunda ambliyopi (göz tembelliği) riskidir. Bu nedenle ptozisin pupil alanını örttüğü durumlarda erken cerrahi önerilir.

Kapak retraksiyonu:

Üst ve alt göz kapaklarının limbusları açıkta bırakıp, skleranın görünür olmasına kapak retraksiyonu adı verilir. Fizyolojik olabilir. Sıklıkla tiroid oftalmopatide üst göz kapağında miyojenik nedenlerle ortaya çıkar.

Lagoftalmus:

Göz kapaklarının kapatılamaması ve kapaklar arasında aralık kalması durumuna verilen isimdir. Bu durumda, özellikle gece uyku sırasında kornea kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı için gözün kaybına kadar giden komplikasyonlar (lagoftalmik keratit) gelişebilir. Sıklıkla fasial paralizide ortaya çıkar. Tedavide suni gözyaşı pomadları kullanılarak korneanın kuruması önlenmeye çalışılır
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:47   #18 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

GÖzde Yedİ Tehlİke Sİnyalİ

Hayatınızın ilk yarısında görmenizi ciddi olarak tehdit eden hemen tüm hastalıklar tehlike sinyalinin biri veya birkaçı ile kendini ele verir. 7 Kanser tehlike sinyalini bilmeniz gerektiği gibi bunları da bilmelisiniz.
1. Sürekli kırmızılık: Kızarıklık ciddi veya önemsiz bir göz problemine bağlı olabilir. Nasıl ayırtedilebilir? Genellikle ciddi bir hastalıkta diğer belirtiler de mevcuttur. Ancak, başka bir semptom yoksa bile olağandışı bir kızarıklık devam ediyorsa doktorunuz tarafından görülmelidir.

2. Devam eden ağrı veya gözde veya çevresinde rahatsızlık hissi. Sağlıklı bir göz ağrı yapmaz. Hepimizde vücudumuzun orasında burasında hafif ve gelip geçici ağrılarımız olur. Göz de buna dahildir, belki yorulduğumuz zaman. Ancak sürekli ağrı normal değildir. Özellikle göz kızarıksa veya diğer tehlike sinyalleri de varsa.

3. Görme bozukluğu: Göz görmek içindir ve en önemli tehlike sinyallerinden biri görme problemidir. Görme bozukluğu birçok şekilde olabilir. Örneğin yakın veya uzakta detaylar bulanıklaşabilir. Böyle bulanıklaşma sıklıkla basit bir gözlük gereksinimidir. Ciddi değildir ve tabii körlüğe neden olmaz. Ancak bulanık görme diabete, hipertansiyona, zehirlenmeye ve daha birçok ciddi probleme bağlı olabilir.

Periferik görme kaybı gözde veya beyinde önemli bir hastalığa bağlı özellikle kötü bir sinyaldir. Bildiğiniz gibi normalde yalnızca düz kaışınızı değil, iki tarafınızı da görürsünüz. Aynı anda görebildiğiniz bütün bu alana görme alanı denir. Şayet bu alanın bir kısmı görülüyorsa nedeni hemen her zaman retina, optik sinir veya beyin hastalığıdır.

Çift Görme diğer bir kötü semptomdur. Herşeyi iki tane görmek gözlerin düzgün pozisyonda olmadığını ifade eder. Genellikle beyin tarafından gözlerin kontrol edilmesinde bir probleme bağlıdır. Şarhoşken olduğu gibi geçici olabilir. Persistan çift görme kötü bir belirtidir.

Bazen bir gözün önünde aniden uçuşan noktalar belirir. ?arlak, beyaz bir yüzeye veya gökyüzüne baktığınızda gördüğünüz birkaç çizgi veya noktayı kastetmiyorum. Küçük sinekler gibi önünüzde dans eden yüz veya bin noktayı kastediyorum. Bu noktalar, gözün gerisindeki jel olan vitre sıvısı içine dağılmış hücrelerdir. Bu hücreler, kanamaya bağlı kırmızı kan hücreleri veya enfeksiyona bağlı beyaz kan hücreleri olabilir. Ne kanama ne de enfeksiyon göz içinde istenen bir şey değildir!

4.Şaşı Gözler: Çocuklukta veya erişkinde sonradan bir gözün içine veya dışına dönmesi beyinde gözlerin kontrolünün kaybolduğunu gösterir. Bu durum göz görmediği için ve beyne hangi doğrultuya baktığını anlatamadığı için gelişebilir. Veya beyin kontrol sistemlerinin kendisi bozulmuş olabilir.

5. Büyüyen kitleler: Göz üzerinde veya kapaklar üzerinde şişlikler ve kitleler kanser, infeksiyon veya görmeyi bozan diğer anormal durumlara bağlı gelişebilir. Birçok küçük etbeni ve siyah benler kapaklar üzerinde zararsızca gelişebilir. Benim kastettiğim bu küçük problemler değil, gittikçe büyüuen anormal kitlelerdir. Spontan olarak kanayanlar hemen kesin olarak kötü huyludur. Kanserlerin ağrı yapması şart değildir.

6. Sürekli Kabuklanma ve Sekresyon: Gözün yüzeysel enfeksiyonları irritasyona neden olarak gözden veya kapak kenarlarından yapışkan, iltihabi akıntıya yol açar. Bu akıntı kirpik diplerinde ve köşelerde kuruyunca sert kabuklar oluşur. Göz yüzeyi enfeksiyona dirençlidir. Ancak ince yüzeysel hücre tabakası sıyrıldı ise örneğin, katarakt lens takarken veya sertçe gözler ovuşturulduğunda, yüzeysel mikroplar hassas derin dokulara girebilir ve hızla çoğalır. O nedenle enfekte bir göz sağlıklı bir göze zarar vermeyen önemsiz sıyrıklardan bile zarar görebilir. Bu tip enfeksiuonlar uygun antibiotik kullanımı ile temizlenmelidir.

7. Pupilla Değişiklikleri: Normalde, pupillalar (irisin merkezindeki siyahlık) yuvarlak veya iki gözde eşit büyüklüktedir. Pupilla büyüklüğü göz içine giren ışık miktarını ayarlar ve beyin tarafından kontrol edilir. Muayenenin önemli bölümlerinden biri pupilla muayenesidir. Çünkü bu beyinle normal veya bozuk sinir bağlantılarının sonucunu gözlemenin en kolay şeklidir. Ayrıca gözün kendisinin ciddi hastalıkları da pupilla değişikliğine yol açar. O nedenle düzensiz bir pupilla veya iki göz arasında büyüklük farkı önemli bir tehlike sinyalidir.

Özet olarak, 7 tehlike sinyalinden birinin veya birden fazlasının varlığı gözardı edilmemelidir. Çünkü problemin tanınması ve zamanında değerlendirilmesi ve tedavisi gözün kör olmasını önleyebilir.


GÖZ YARALANMASINDA İLK YARDIM

Bir kaza olduğunda kütüphaneye gidip ilk yardım olarak ne yapılması gerektiğine bakamazsınız. Daha önceden bilmeniz gerekir. Ciddi yaralanmalarda doğru ilk yardım sıklıkla körlüğü önler. Yanlış ilk yardım körlüğe neden olur. Yaygın olarak görülengöz yaralanmaları 6 tiptir. Her biri için özel olarak ilk yardım girişimi gerekir.

1. Kimyasal Göz Yanıkları: Şayet kuvvetli bir kimyasal madde (örneğin pil asiti, kezzap, laboratuar veya endüstriyel eriticiler, zehirler, kiereç tozu) gözün saydam kısmına (kornea) atılırsa korneanın normal saydamlığı hızla bozulur. Dakikalar içinde (madde çok güçlü ise saniyeler içinde) korneanın hassas hücreleri gerçekten yanar. Vücudun bir yerinde kötü bir yaralanma olduğunda skar dokusu bırakarak iyileşme olur. Derin bir kesi veya yanıktan sonra ciltte oluşan bir skarı bilirsiniz. Böyle bir skarın korneada oluştuğunu düşünürseniz gözü nasıl kör edebileceğini anlarsınız.

Kimyasal bir yanık için ne yaparsınız? Hemen ilk yardım, gelecekte yapılabilecek herjhangi bir
tedaviden çok daha önemlidir. Şimdi gözü yıkayarak kimyasal maddeyi uzaklaştırmalısınız. Hiç bir şey için beklemeyin. Gözü hemen yıkayın. Bunu yapmazsanız birkaç dakika içinde gözde kalıcı körlük gelişecektir.

Gözü normal su ile yıkayın. Antidot aramayın. Hastanın yüzünü yukarı çevirin ve gözüne suyu dökün. Doğal olarak bu hastanın hoşuna gitmez ve yanığın yaptığı ağrı ve soğuk suyun irritasyonu nedeniyle gözlerini sıkarak kapatır. Göz kapaklarını tutarak açmanız gerekir. Göz veya gözkapaklarına bastırmayın. Kaşlarına veya yanağına bastırın. Hastaya yıkamanın önemini anlatın. Hastayı kovalarca su dökerek boğmanız gerekmez, nazik bir akıntı halinde yıkamanız yeterlidir.

Kuvvetli bir alkali söz konusu ise gözü en az 15 dakika yıkamalısınız. Önemsiz yanıklarda o kadar uzun süre yıkamanız gerekmez. Ancak, gerçekten kötü bir maddeyi gözden uzaklaştırmak için birkaç dakika yeterli değildir.

Farzedin ki hiç su bulamadınız. İrritan olmayan herhangi bir başka sıvıyı da kullanabilirsiniz. İrritasyon olmadan içebiliyorsanız gözü de o sıvıyla acil durumda yıkayabilirsiniz. Süt, alkolsüz içkiler, portakal suyu, çukulata sütü bu tip herhangi birşey işe yarar.

Kimyasal maddenin antidotunu aramayın. Örneğin alkali yanığında sirkenin, asit yanığında sodanın iyi geleceğini düşünebilirsiniz. Antidot aramak için geçirilen zaman gözün tahrip olmasına yol açar. Ayrıca antidotun kendisi de göze zarar verebilir.

15 dakikalık yıkama işini bitirmeden doktora gitmeyin. Daha sonra hemen doktora gidin çünkü yıkamadan önceki ilk birkaç saniye içinde gözün yüzeyi yanmış olabilir. Yüzey iyileşinceye kadar infeksiyon önlenmesi için antibiyotikler önemlidir.

2. Göz Delinmeleri: Şayet kırık cam parçası, sivri bir tel, diken veya uçan bir ****l parçası göze girrdiğinde en korkunç olay olur. Giriş deliği çok küçük bile olsa göz içine mikrop taşıyarak abse oluşumuna ve körlüğe yol açar. Daha büyük bir yara ağzı gözün hassas yarı sıvı yapılarının dışarı kaçmasına neden olur. Böyle bir göze basınç uygulanması göz içeriğinin daha kolay dışarı fırlamasına yol açarak felaketle sonuçlanır.

Tabii bir gözde böyle bir kesi meydana gelirse kanama olur veya kesi yerinden sıvı dışarı çıkar. Yaralanan bir insanın yanağından kan veya sıvı sızarsa ne olur? Doğal olarak insan koşar ve bir havlu veya bezle kanı temizler. Bunu yaparken göze basınç yaparsa gözün boşalmasına neden olur. Lütfen bunu yapmayın. Kesik bir gözün yakınını silmeyin veya bastırmayın. Hastanın gözünü silmesine izin vermeyin.

Penetran bir göz yaralanmasında en doğru ilk yardım göz ve kapaklara bası yapılmamasıdır. Mümkünse bir kapakla göz kapatılmalıdır. Kağıt bir fincanın yarısını kesip kenarlarını aşağıya doğru kestikten sonra yanlara doğru açarak bir kapak yapılabilir.

Tüm izciler kanayan bir yaraya baskı uygulayarak kanamanın durdurulduğunu bilir.Bu doğrudur ama göz için değil. Kanayacak kadar kötü yaralanmış bir gözü böyle bir basınç mahveder. Bırakın kanasın! Bir süre sonra duracaktır ve kanama hastanın ölümüne yol açmaz. Tabii ki, tüm delici yaralanmalar acil müdahale gerektirir. Bunlar ciddi, acil durumlardır.

3. Gözün çizilmesi veya Göze Toz Girmesi: Herkesin gözüne sinek veya toz parçası kaçmıştır. En önemlisi gözün içine birşey kaçınca ovuşturulmamasıdır. Çünkü yabancı cismin korneayı çismesine yardımcı olabilir.

Genellikle irrite gözün sulanması yabancı cismin yıkanarak uzaklaşmasını sağlar. Göz kırpma da yardımcı olur. Bunlar işe yaramazsa ilk yardım gerekir. İlk yardımı yapan kişi göz içinde yabancı cismin yerini tayin etmelidir. Tedavi açısından, partikül gözün saydam veya beyaz kısmı üzerinde olabilir. Her ikisi için farklı tedavi gerekir.

Kornea içine gömülmüş bir toz parçasına ilk yardımı yapan kişi dokunmamalıdır. Kırpma ile çıkmayacak kadar gömülmüş ise çıkarılması için lokal anestetik gerekir. Kornea dokunmaya ve ağrıya çok hassastır. Ayrıca böyle bir yabancı cisim yüzeyi bozarak enfeksiyon eğilimini arttırır. İnfeksiyon riski antibiyotik tedavisi ile azaltılabilir. Bu nedenle, önemli bir çizik veya gömülü bir yabancı cisim olan bir kornea doktor tarafından görülmelidir. Kornea enfeksiyonları görme kaybına yol açan yoğun zararlar bırakır.

Toz gözün beyaz kısmında ise (konjonktüre) problemi doktora ihtiyacınız olmadan çözebilirsiniz. Konjonktüreenfeksiyona çok dayanıklıdır ve küçük cizikler ciddi hasara yol açmaz. Tüm yapmanız gereken bir kağıt ve bez parçasını kıvırıp ucuyla yabancı cismi silerek almanızdır. Bu fazla bir acıya neden olmaz. Partikül alınır alınmaz batma hissi kaybolmalıdır. Siz alt kapağı aşağı çekerken hasta yukarı bakarak size yardımcı olabilir. Bu pozisyon konjonktürenin tüm alt kısmını görmenizi sağlar. Yer çekimi nedeniyle göze giren şeylerin çoğu konjonktüre alt yarısına yerleşir. Bazen partikül gözün üst yarısındadır. Bunları almak daha güçtür. Üst kapağı yukarı çekerken hastaya aşağı bakmasını söyleyin. Bazen yabancı cisim kapağın orta yüzündedir. Bunu almak için kapak ters çevrilmelidir. Göz hala batmaya devam ediyor ve siz de problemi göremiyorsanız bir doktora göstermek gerekir.

Hasta bir ****l üstüne ****lle vuruyorken yabancı cisim gözüne fırladı ise küçük bir çelik parçası gözü delerek içeri girmiş
olabilir. Böyle bir yaralanma yüzeyde görülemiyebilir. Bazen hemen hemen hiç ağrı olmaz. Bu tip yaralanmalarda dikkatli olun. Koruyucu gözlük takmadan böyle bir iş yapmayın.

4. Morarmış Göz: Kapaklardaki gevşek dokular içine kanama olduğunda göz morarır. Cilt altında kanama siyah veya mavi görülür. Kapak dokusu gevşek olduğundan kanama kapakları çevirir. Alın, burun ve yanak derisi sıkı olduğundan bu kısımlara kan gitmez. Bu nedenle, morarmış göz bir kan damarı yırtılacak kadar sert bir travma olduğunun göstergesidir. Birçok travma göze hasar vermez çünkü göz kemik cep içinde korunmaktadır. Ancak mor göz kesinlikle bir travma olduğunu ve gözün de yaralanmış olabileceğini düşündürür. Görmeniz bulanıklaştı ise doktora gitmelisiniz. Bu durumlarda bulanık görme göz içine kanama olduğunu ifade eder. Böyle bir göze ilk yardım eskiden beri soğuk bir büftek parçasının göz üzerine konmasıdır. Ancak bunun pek faydası olmaz ve et pahalı.

GÖZ PROBLEMLERİ KONUSUNDA KİME BAŞVURMALISINIZ?

Günümüzde o kadar çelşiyli sağlık personeli vardır ki insanın kafası karışır.

1. Medikal doktor (MD). Antibiyotikler, anestetikler, allerji tedavisi ve diğer tıbbi bakım konusunda eğitilmiş ve tecrübe kazanmıştır. Ameliyat yapar, yaralanmaların ve kanserin teşhisini koyar, ve genellikle bilgisi iyidir. Pratisyenlerin çoğu küçük göz problemlerinin çoğunu tedavi edebilir.

2. Oftalmolog göz konusunda ihtisas yapmış bir doktordur. Göz problemlerinin tedavisi konusunda yılların tecrübesine sahiptir ve herhangi bir göz probleminiz için başvurabilirsiniz. Bu alanda en iyi eksperttir.

3. Optisyen gözlük verir. Uygun cam için gözünüzün ölçümünü bile yapmaz. Yaptığı iş yalnızca oftalmolog ve optometrist tarafından önerilen uygun camı sizin için en uygun gözlük çerçevesine yerleştirmektir.

4. Optometrist gözlük camı için gözünüzün ölçümünü yapar. Ya uygun cam derecesinin reçetesini verir ya da kendisi gözlüğü sizin için hazırlar. Tıbbi eğitim almamıştır.

ÖZET


Gözde 7 tehlike sinyalini ve 4 tip göz yaralanması ile bunların uygun ilk yardımını lütfen hatırlayınız. Bu bilgileri kullanarak bir gözün kör olmasını önleyebilirsiniz.
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:48   #19 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

GÖz Yaralanmalarinda Korunma Ve İlkyardim

Biliyor musunuz ki, göz yaralanmalarının (kazalarının) %90'ı önlenebilir. Yine biliyor musunuz ki göz kazalarının (yaralanmallarının) %45'ı ev oritamında olur. İster evde, ister okulda, ister işte, ister oyunda, nerede olursanız olun, görmenizi koruyacak her önlemi almalısınız. Bu küçük broşürde, gözlerinizi yaralanmalardan korumak için bazı öneriler vereceğiz. Elbette bir kaza olduğunda sorunu tek başınıza çözemeyebilirsiniz. 0 durumda en yakınınızdaki hekime başvurmanız gerekecektir. İlk yardım yapıldıktan sonra sorununuzu hekiminizle paylaşabilirsiniz.
Göz Yaralanmasından Korunma

Göz yaralanmasına bağlı görme kaıyıplarını önlemede ilk ve en önemli adım yaralanmayı engellemektir.

Evde ne yapalım?

Günlük yaşantımıızda kullandığımız pek çok madde gözle değdiğinde ciddi yanmalarlyanıklar yapar. 0 nedenle; spreyleri kullanırken (saç spreyi, sprey deodorant, spreyli temizlik araçları) Çok dikkatli olun ve gözünüze gelmemesi için çıkış deliğini dışarıya ve göz seviyesinden aşağıya ayarlayın.

* Kimyasal sıvılar , deterjanlar, amonyak türü maddelerin (temizlikte ve diğer amaçla kullanın) kulianma kılavuzlarını dikkatlice okuyun. Her kullarııştan sonra ellerinizi iyice yıkayın ki, göze bulaşma olmasın.

*Yağda kızartma yaparken, kızgın yağın sıçramasını önlemek için tencere ve tavaya kapak kullanın.

* Çok kuwetli kimyasal kullanmanız gerektiğinde göze teması engellemek için gözlük {mümkünse özel gözlük) kullanın..

*Güneş lambaları (ultraviyole) kullanırken opak camlı gözlük kullanın.

*Özellikle çocuklar çevrede iken bıçak, çatal gibi araçların kullanımına özen gösterin.

İşyerinde

Pek Çok cisim ummadığımız şekilde uçarak gözünüze çarpabilir ve göze zarar verir.

*İşinizde ****l ya da diğer parçacıkların göze çarpma riski varsa (marangoz, demirci) mutlaka özel iş gözlüğü kullanmalısınız.

*Kaynağa bakmak çok tehlikelidir. İşiniz bunu gerektiriyorsa özel gözlük kullanmalısınız.

*Tanımadığınız bir aleti kullanırken mutlaka kullanım kılavuzunu okumalı ya da yardım istemelisiniz.

*İşe başlarken "gözlerimi uçan parçacıklardan, dumandan, tozdan nasıl korurum?" diye düşünmelisiniz.

Çocuklarla

Uygun biçimde kullanimazsa pek çok oyun ve oyuncak göze zarar verebilir

*Çocuklara oyuncak seçerken yaşlarını ve sorumluluk alma derecelerini gözönünde bulundurun. Özellikle çat- pat, dart ve oyuncak tabancaları satın almayın. Ayrıca çocukların kağıt külah içinden üfleyerek uzağa fırlattıkları kağıt parçaları ile oluşturdukları bir oyun ülkemizde çok yaygındır. Bu kağıt parçalarının içine iğne koyabilmektedirler. Bu çok tehlikelidir. Bu oyunu yasaklamalısınız.

*Çocukların tehlikeli bir oyun oynadıklarını gördüğünüzde bunları engellemelisiniz: Kartopu gibi, sönmemiş kireç kalıntılarına taş atmak gibi, şişelerle koşmak gibi.

*Çocuklara makas gibi, kalem gibi tehlikeli olabilecek cisimleri nasıl kulianacaklarını öğretmelisiniz.

Bahçede/Tarlada

*Buğday başakları da dahil pek çok bitki çarptığında göze zarar verir. Özellikle dikenleri varsa. AIçak dallı ağaçların yanında dikkatli olunmalıdır.

*Odun kırma işlemi, fırlayan parçacıklar nedeniyle önemli bir yaralanma nedenidir. Özel dikkat belki de gözlük takılması gereklidir.

Havaifışek

Havaifişekler her yaş grubu için çok önemli bir göz yaralanması nedenidir.

*Patlayıcı olan türleri kullanılmamalıdır.

*Çocukların havaifişek ile ilişkisi olmamalıdır.

*Havaifışek atılırken yakınında olunmamalıdır.

Tüm öneriler bir uzun listeden kısa bir derlemedir. Biliniz ki; bir işi yaparken "gözü nasıl korurum?"diye düşünmeniz bile yeterli ve önemli bir önlemdir.

İLK YARDIM

İlk yardım ve hemen sonrası gerekli yere başvuru önemlidir.

Göze Birşey Kaçtığında

Asla gözünüzü oğuşturmayın. Üst göz kapağını kirpiklerden tutarak alt göz kapağının derinliklerine kaçan kaçan cismi hareket ettirecek ve birkaç kez göz kırpmak ile cisim gözden çıkacaktır. Gözlerinizi açıp soğuk suyla gözü yıkamanız da yararlı olur. Eğer çıkaramazsanız, uğraşmayın ve hekime başvurun.

Göze Sert BIr Çarpma Olmuşsa

*Ağrı ve şişmeyi önlemek için hemen, 15 dakika süreyle soğuk baskı uygulayın (buz ya da soğuk suya batırılmış havlu ya da bez parçası ile).

Göz ya da Kapaklarda Kesi Varsa

*Gözü gevşek olarak bandlayın ve hemen hekime başvurun. Asla baskı uygulamayın, gözü oğuşturmayın.

Kimyasal Yanıklar

Gözü hemen suyla yıkayın. Bu sırada göz kapaklarını açmanız gerekir. Başı temiz bir su kaynağının (kabın) içine sokup gözlerinizi açarak da yapabilirsiniz. Bu işlem en az 15 dakika sürmelidir. Bu arada gözün oynatılması (sağa-sola, yukarı-aşağı), iyice yıkanmasını sağlar. Kapama uygulamayın. Yıkadıktan sonra hekime başvurun.

UNUTMAYIN erken, doğru tedavi ile görme korunur ancak yine unutmayın ki, korunma ve ilk yardım Çok daha önemlidir
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Okunmamış 23 Ocak 2011, 01:48   #20 (permalink)
Sop (&)
 
Adrasteia Kullanıcısının Avatarı
 
Giriş Tarihi: 21 Ocak 2011
Yer: Cєнєппєм•
İletiler: 1,075
IRC: ~ Aпʟαтαcαк sιz’м vαя.¬
Web: www.IRCKaynak.Com
Teşekkürler: 27
16 iletisine, 16 kez teşekkür edildi.
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Rep Gücü: 13
Rep Puanı: 160
Rep Düzeyi: Adrasteia yakında ünlü olacak.Adrasteia yakında ünlü olacak.
Varsayılan Yanıt: Göz hastalıkları

Göz Tembelliği Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlanabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100 kişiden 3’ünde rastlanmaktadır. Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilebilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocuklarının göz muayenesi olmalarını sağlamaları gerekmektedir.
Normal Görme Nasıl Gelişir?
Bebekler doğduklarında ancak belirli oranlarda görebilmektedirler. Gözlerini kullandıkça görme potansiyelleri artmaktadır. İlk 9 yaş içinde görme sistemi tam olarak gelişmekte ve daha sonra belirgin bir değişiklik olmamaktadır. Eğer bir göz tüm düzeltmelere rağmen tam kapasiteli göremiyorsa bu durum kişinin hayatında olumsuz bazı etkilere yol açar. Mesela bazı mesleklerde (askerlik, pilotluk gibi) göz tembelliği olanlar yer alamazlar.

Göz Muayenesi Ne Zaman Yapılmalıdır?

Tüm çocukların 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorun olmasa da mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olması gerekmektedir. Bu arada doğumdan itibaren hem ailenin gözlemleri hem de çocuk doktorlarının bazı tespitleri ile gerekli hallerde çok erken dönemlerde de göz muayenesi yapılabilir.

Neler Göz Tembelliğine Yol Açabilir?

Göz Tembelliği gözlerin normal olarak kullanılmasını engelleyen her türlü durumda ortaya çıkabilir. Çoğu vakada göz tembelliğine yol açan durumlar kalıtsal olabilir. Özellikle ailesinde göz tembelliği olan çocuklar göz doktoru tarafından mutlaka muayene edilmelidir.

Göz tembelliğinin 3 temel sebebi bulunmaktadır.

Şaşılık : Kayan gözde genellikle tembellik oluşmaktadır.

Kırma Kusurları : Mevcut olan yüksek kırma kusuru nedeni ile bir göz diğerinden çok bulanık görmekte ise bu göz görsel gelişimini tamamlayamayarak tembel hale gelmektedir. Görünüşte gözlerde herhangi bir problem olmadığı için tespit edilmesi en zor olan göz tembelliği tipi budur. Aileler çocuklarının gözünde bir kayma tespit ettiklerinde hemen muayenesini sağlamakta ancak diğer durumlarda genellikle göz muayenesi okul dönemine kadar gecikmekte ve bu durumda da çoğu kez geç kalınmış olmaktadır. Bu nedenle 4 yaş öncesinde tüm çocukların şikayet olsun olmasın, mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.

Saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklık : Bu durumun başında katarakt gelmektedir. Bu tip göz tembelliği en erken gelişen göz tembelliğidir. Dolayısı ile her yeni doğanın mutlak bir çocuk doktoru tarafından son derece kolay bir test olan kırmızı yansıma testine tabi tutulması ve bir anormallik halinde acilen göz doktoruna muayenesi gereklidir. Çünkü bu tip göz tembelliği çok erken ve çok derin olarak gelişmektedir. Doğumsal katarakt mümkün olan en kısa zamanda cerrahi olarak tedavi edilmelidir.

Göz Tembelliği Nasıl Teşhis Edilir?

Bu çoğu kez oldukça zor bir durumdur. Çünkü çocukların görme muayeneleri 3.5-4 yaş öncesinde oldukça güçlük arzetmektedir. Daha küçük çocuklarda ve bebeklerde sağlam gözün doktor tarafından elle kapatılması haline tepkiyi değerlendirmek gibi bir takım yöntemlerle göz tembelliği olan göz tespit edilmeye çalışılır. 4 yaş öncesi muayenede göz doktoru temel olarak şunları yapar. Gözlerde herhangi bir kayma olup olmadığını muayene eder. Daha sonra saydam ortamlarda herhangi bir bulanıklık olup olmadığına bakar, göz bebeği bir damla ile genişletilerek, her iki gözün refraksiyon (kırma) değerleri ölçülür. Burada önemli olan nokta özellikle bir gözde, diğerinin çok üzerinde bir kırma kusuru olup olmadığıdır. Bunun dışında her iki gözdeki yüksek kırma kusurları da dikkate alınır. Kırma kusuru muayenesi dışında retina (görme zarı) ve optik sinir (görme siniri) muayenesi de yapılarak muayene tamamlanır.

Göz Tembelliği Nasıl Tedavi Edilir?

Göz tembelliğinde tedavinin esası zayıf gözün kullandırılmasına dayanır. Bu, sağlam gözün özel bir bandajla haftalar bazen aylar boyunca kapatılması ile yapılır. Önce gerekli olan reçete edilir. Çocuk bunu kullanmaya başlar ve kapama tedavisi yapılır. Şaşılıkta eğer bir cerrahi müdahale yapılacaksa genellikle önce göz tembelliği giderilmeye çalışılmaktadır. Ameliyat öncesi belli bir dönem kapama tedavisi yapılır, ameliyat uygulanır, daha sonra bir müddet daha kapama yapılmaya devam edilir. Aileler ne yazık ki kayma ameliyatından sonra herşeyin yoluna girdiği düşüncesiyle kapama yapmayı bırakabilmektedirler. Tek başına cerrahi müdahale, oluşmuş göz tembelliğini gideremez. Göz doktorunuz kapamanın nasıl yapılması gerektiği ve kapama sırasında ne gibi şeyler yapılması gerektiğini size açıklar. Bundan sonrası ise tamamen sizin sabrınıza kalmıştır. Çocuklar kapama yapılmasından hiç hoşlanmazlar. Ve bunu reddederler. Ancak ebeveyn olarak bu dönem, sizin ilgi ve sabrınızla, başarılı bir şekilde yaşanabilir. Yaşamları boyunca göz tembelliklerinin mevcudiyeti nedeniyle yaşayacakları sıkıntıları düşünerek bu günlere sabırla yaklaşmalısınız.

Az Görme Önlenebilir Bir Problemdir.

Başarıda en önemli nokta göz tembelliğinin teşhis zamanıdır. Eğer erken teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye ulaşılabilmektedir. 9 yaş sonrasında yapılacak kapamanın herhangi bir faydası olmamaktadır. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde çok seri davranmak gereklidir. Erken bebeklik dönemlerinde cerrahi ve kapama tedavileri ile müdahale yapılmalıdır.

Tekrar hatırlatalım ki 4 yaş öncesinde tüm çocukların şikayet olsun olmasın, mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.
__________________
Aklını başından almak istemiyorum,
mümkünse aklı başında birini alayım ben.
Adrasteia çevrimdışı   Alıntıyla Yanıtla
Yanıtla

Yer İmleri

Etiketler
göz, hastalıkları

Başlık Araçları
Görünüm Modları

İleti Gönderme Kuralları
Yeni başlık açma etkin değil
İletileri yanıtlama etkin değil
Eklenti gönderme etkin değil
İleti düzenleme etkin değil

BB kodu etkin
[IMG] kodu etkin
HTML kodu etkin değil
Refbacks etkin

Foruma Geç

Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Yanıtlar Son İleti
kadın hastalıkları yigit135 Site Tanıtımları 0 15 Ocak 2014 18:02
göz hastalıkları yigit135 Site Tanıtımları 0 10 Ocak 2014 14:08
kadın hastalıkları yigit135 Site Tanıtımları 0 27 Aralık 2013 14:36
Kanser Hastalıkları mehmet3952 Site Tanıtımları 0 17 Eylül 2012 19:37
Cilt hastalıkları Adrasteia Sağlık Köşesi 31 22 Ocak 2011 23:49


Sound Notification by TheInsaneManiac of ConsoleDiscussions
Saat ayarı: GMT +3. Şu an saat: 17:46.


"IRCKaynak.Com" vBulletin® yazılımının 3.8.5 sürümünü, lisanslı olarak kullanmaktadır.
"IRCKaynak.Com" Türkiye'deki sayılı yasal ve özgün IRC forum sitelerinden bir tanesidir. Bu bağlamda, teknik çalışmalarından yönetimce yapılan bildirilerine kadar her materyali özgündür. Alıntı içeriğe kullanıcılarının paylaşımı dışında yer vermez, illegal bir yazılım kullanmaz. Böylece fark yaratır!
"IRCKaynak.Com"'un telif hakları, Copyright © 2000-2014. Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 şirketine aittir.
"IRCKaynak.Com" hiçbir IRC forumuyla rakip değildir, kendi alanında bir ekol olma amacındadır. Genel bildirisinde ve tüm duyurularında, buna özellikle değinilir.
*"IRCKaynak.Com" geneli ilgilendiren tüm yönetimsel uygulamalarda, kullanıcının sesine de kulak vermektedir; çoğulcu yönetim politikasını benimsemiştir.
*"IRCKaynak.Com" bitmeye yüz tuttuğu söylenen IRC protokolü için hiçbir maddî çıkar beklemeksizin çalışmak amaçlı kurulmuş olup, IRC kullanıcılarının düşüncelerini bildirebileceği ve IRC dışı, genel konularda da bilgi alışverişinde bulunabileceği bir merkezdir.
Site açıklaması: IRCd ve mIRC Scripting yardımı alınabilen, sunucu ve site tanıtılabilen; webmasterlık, genel konular ve eğlence üzerine de içerikler barındıran forum.

kadıköy escort
YASAL UYARI!
5651 sayılı yasanın 8. maddesi ve Türk Ceza Kanununun 125. maddesi uyarınca, foruma eklenen içeriklerden ilgili içeriği ekleyen kullanıcılar sorumludur. Yasalarımıza uygun olmadığını düşündüğünüz içerikler için IRCKaynak yönetimine, iletisim[at]irckaynak[dot]com e-posta adresini kullanarak bildirimde bulunabilirsiniz. Şikâyetleriniz, en geç bir hafta içerisinde işleme alınacaktır.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686